Nükleer Enerjide Tanıdık Bir İsim: Bill Gates

21.yüzyılda Bill Gates ismine hepimiz aşinayız. Dünyanın en ünlü yazılım şirketi Microsoft’un kurucusu. Özellikle ürünleri ve yönetim dehası ile yazılım sektöründe 2000’lerin başında neredeyse tekel oluşturmuş bir isim. Fakat kendisini diğer isimlerden farklı kılan birkaç özelliği var. En ön plana çıkan özelliği ise çok yönlü olması. Bill Gates sadece yazılım dünyasında kalıp milyar dolarlar kazanmayı değil, dünyayı değiştirmek istiyor. Bu özellik ve cesaret herkeste olan bir şey değil. Sanırım kendisine en yakın kişi olarak Elon Musk’ı gösterirdim.

Bill & Melinda Gates Vakfı

Bill Gates ve eşi Melinda Gates 2000 yılında Bill & Melinda Gates Vakfını kurdu. Bu, dünyayı değiştirmek için atılmış ilk adımdı. Aslında giriş cümlelerimde de belirttiğim gibi Bill Gates çok yönlü bir insan. Özellikle alanı dışında kitap okumayı da çok seven birisi. Ve bu durum çok açık ki vakıf çalışmalarına da yansımış

Özetle günümüzde Bill & Melinda Gates Vakfının çalışmaları ve amaçları şunlar:

  • Özellikle gelişmemiş ülkelerde sağlık şartlarını iyileştirmek
  • Gelişmemiş ülkelere besin ve tarım desteği
  • Aşı çalışmaları (Sıtma, çocuk felci gibi hastalıklar için)
  • Açlık ile mücadele
  • Gelişmemiş ülkelerdeki altyapı olanaklarının iyileştirilmesi
  • Eşit eğitim
  • Kız çocuklarının eğitimi

Daha fazla bilgi almak isterseniz vakıf sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Göründüğü üzere, Bill Gates dünyaya etki etmek isteyen birisi. Bu çok büyük bir sorumluluk ve risk çünkü kendi servetinin bir bölümünü bu işe ayırıyor. Ayrıca bu işi gerçekten başarmak istediğini de Microsoft yönetim kurulundan ayrılarak vakıf işlerine daha fazla vakit ayırmak istemesinden anlayabiliriz.

Vakıf ayrıca dünyanın en zengin insanlarından ünlü yatırımcı Warren Buffett tarafından da fonlanmakta.

Bill ve Melinda

Fakat tüm bunlar bir yana, Bill Gates’in en büyük hayallerinden birisi de dünyamıza zarar vermeyecek şekilde temiz enerji üretmek. Hepimiz biliyoruz ki küresel ısınma ve iklim krizinin en büyük sebeplerinden birisi de havadaki karbondioksit oranının artması. Bunun sebebi ise eski yöntemlerle enerji ve elektrik üretimi. Dünya üzerindeki elektriğin büyük kısmını doğal gaz, kömür, petrol gibi fosil yakıtları kullanarak elde ediyoruz. Ve bu ürünlerin kullanımı sonucunda açığa yüksek miktar karbon çıkıyor. Bu şekilde çevreye ve atmosfere zarar vermiş oluyoruz. İşte bu yüzden Bill Gates çözümü nükleer enerjide görüyor.

Nükleer Enerji Nedir?

Hemen kısaca enerji üretim aşamalarını özetleyeyim. Aslında üretim genel olarak Uranyum-235 izotopu kullanılarak yapılıyor. Uranyum-235 doğada bulunabilen bir izotop ve güzel yanı zincirleme fisyon reaksiyonu yaratması. Uranyum-235 çekirdekleri nötron bombardımanına tutuluyor.  Nötron yutan Uranyum-235 çekirdeği  daha kararsız olan Uranyum-236 haline dönüşüyor ve bölünüyor. Olayın sonucunda yeni nötronlar dağılıyor ve diğer Uranyum-235 çekirdeklerine çarparak onların da bölünmesini sağlıyor. Ortaya ise dönüştürülebilir enerji çıkıyor. İşte bu zincirleme tepkimelerin sonucunda ortaya çıkan enerjiye nükleer enerji denir.

Nükleer enerji üretimi güzel, hoş fakat dezavantajları da yok değil. Santrallerde üretim sonucu çok tehlikeli atıklar oluşmakta. Bu atıkların iyi ve düzenli şekilde depolanması gerekiyor. Ayrıca nükleer santrallerde meydana gelen kazaların dünya üzerine etkisi çok büyük ve yıkıcı olmakta. Yine terör saldırıları da hiç olmadığı kadar tehlikeli bir durum.

Dünyadaki uranyum kaynaklarının 50-60 sene içerisinde tükenmesi bekleniyor. Bu sebepten dolayı geri dönüşüm çok önemli. İşte Bill Gates de bunu düşünerek yepyeni bir sistem geliştirmek istiyor. Bunun için de ünlü ve yetenekli mühendislerin de aralarında olduğu bir ekiple çalışıyor.

TerraPower

TerraPower 2006 yılında Bill Gates tarafından kurulan bir nükleer reaktör tasarım şirketidir. İşte bu marka hazırda bulunan Bill Gates’in yazılım gücünü de kullanarak geri dönüşüm özellikleri olan ve daha ekonomik nükleer reaktörler ve tesisler tasarlıyor.

Günümüzdeki nükleer enerji santrallerinin çoğu hala 1970 teknolojisi ile ilerliyor. Bu çok ciddi bir problem aslında. Bu denli tehlikeli olan santrallerin eski teknoloji ile ilerlemesi kaza ihtimallerini arttırıyor. Ne kadar tehlikeli olduğunu Çernobil Faciasından anlayabiliyoruz. Bu santraller bilgisayarlara göre değil insan kontrolüne göre dizayn edildiler. Yani insan hatası olma ihtimali yüksek.

Şüphesiz bu alanda bir yenilik şart idi. İşte bu yeniliklerden birinin üstünde de TerraPower ve Bill Gates imzası var.

Hareketli Dalga Reaktörü

Nükleer enerji sektöründe devrim yaratacak projenin adı Hareketli Dalga Reaktörü. İnternet üzerinde bu proje ile ilgili Türkçe kaynak pek yok. O yüzden yaptığım araştırmalardan edindiğim bilgilerin ve aldığım notların ışığında basitçe bu projeyi anlatmak istiyorum.

Günümüz reaktörlerinde zenginleştirilmiş uranyumun sadece %10’u yakıt olarak kullanılabiliyor. Geri kalan %90’lık kısım ise tehlikeli atık olarak depolanıyor. Bu atıkların çok dikkatli depolanması gerekiyor çünkü radyoaktif atıklar çevreye ve canlıların sağlığına çok zararlı. Şu ana kadar yaklaşık 700.000 ton atık depolanmış halde.

İşte bu projenin çıkış noktası da burası. Tasarlanan reaktör, zenginleştirilmiş uranyum yerine tükenmiş uranyumu yakıt olarak kullanıyor. Yani %90’lık atık olan kısmını. Bu da bize depolanan atıkları tekrar kullanarak enerji üretme fırsatını veriyor. Bu sayede sisteme sadece 10 yılda bir dışarıdan müdahele etmemiz gerekiyor. İşte sürdürülebilir enerji, işte geri dönüşüm.

Bir diğer güzel yanı ise reaktörün bilgisayar kontrolünde olması. Peki ne demek oluyor bilgisayar kontrolünde olması? Eğer bir deprem ya da saldırı durumunda elektrik kesilirse ya da aksamalar olursa sistem kendi kontrolünü eline alıyor ve otomatik olarak kendini kapatabiliyor. Bu sayede insan hatasını da en aza indirmiş oluyor.

Aynı zamanda bu reaktör tipi çok ekonomik ve bize 50 kat daha fazla yakıt verimliliği sağlıyor.

Testlerin başarılı olması durumunda Bill Gates seri inşaatlara başlamak istiyordu. Bunun için test santralini kurabileceği bir yer lazımdı. Öneriler ve araştırmalar sonucunda test yerinin Çin olmasına karar verildi. Aslında Çin olmasının birkaç farklı sebebi var.

Nükleer santral inşa etmek gerçekten maliyetli bir şey. Özellikle test için kullanılacak bir santral inşaatının da olabildiği kadar ekonomik olması gerekiyordu. Çin ise bunun için adeta biçilmiş kaftan. Hızlı inşaat ve ucuz işçilik. Ayrıca dünya üzerindeki nükleer santrallerin bir kısmı da yine Çin topraklarında. Bu da demek oluyor ki çok tecrübeliler.

Bill Gates ve ekibi Çin ile görüşmelere başlamak için ABD Hükümeti ile anlaştı. Ardından Çine yapılan birçok seyahatin sonucunda Çin hükümeti ile de reaktörün denenmesi konusunda anlaşıldı. Testlere 2020 yılında başlanması planlanıyordu fakat işler pek beklendiği gibi gitmedi.

ABD-ÇİN TİCARET SAVAŞLARI

Çin ile anlaşmalar tamamlandıktan sonra tam da testlere başlanacağı zaman ABD ile Çin arasında ticaret savaşları başladı. Bu süreçte ABD hükümeti Çin ile olan neredeyse bütün ticaret anlaşmalarını bozdu ve ek kısıtlamalar getirdi. Bu durum aynı zamanda TerraPower ile ABD arasındaki izin anlaşmasının da bozulması demekti. Bu kadar değerli bir projenin kendi hükümetleri tarafından iptal edilmesi hayal kırıklığı oluşturdu. Sonuç olarak TerraPower ekibinin eli kolu bağlandı.

Bill Gates gelecekte bu planların uygulanacağına çok emin. Testlerin başarılı olması durumunda daha ucuz ve zararsız enerjinin önü açılacak. Fosil yakıtların tüketimi azalacak ve ısınmaya sebep olan karbondioksit oranı düşecek. Bill Gates ve ekibi ise sadece yazılım alanında değil, yenilenebilir enerji alanında da dünyayı değiştirmiş olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir